sevgili dost,bu gün yazdığım BUNALIM başlıklı yorumumda nikimi yazmayı unutmuşum.isimsiz olarak yazılmış teknoloji özürlü sayılırım..kusura bakmayın.sevgilerim.
Düşünebilmeyi bilenlerin psikolojisinde vardır bunalım.Düşünebilen insanların sırtındadır tüm dünya,tüm canlıların sağlığı,sömürülmesi,horlanılması karşısında tavır koyan,koymaya çalışan her insan bunalıma kesinlikle girecektir.Bilim-felsefe yani her ilermenin altında bunalımlı insanların imzası vardır.Düşünmeyi beceremeyen insan'ın hayatı laylom gececektir,sabah proğramları ile sitres sandığı başı-boşluğun doldurulamasını ''bunalımlarıma iyi geliyor'' diyecektir.Beni de en çok bunalıma iten bu başı-boş insanların her gecen gün çoğalmasıdır.Duyarlı konuları yorumlara açtığınız için sizi tekrar kutlarımla.Sevgiyle kalınız
Ağustos'un sabah serinliğinde yaşadım yedi tepeyi, Kürdili Hicaz bir bestenin tizleri gibi.... Coşkun bir deniz, Çılgın bir ırmak gibi... Yüreğimin çağlayanları döküldü çılgınca, duygu denizine ve her damlasına selamımı yükleyip gönderiyorum size.
Yine bir akşam, yine martı çığlıkları, yine iyot kokusu ve aşağıdan yükselen gül kokuları... Ve korkunç bir sıcak... Nefes almak imkansız oldu neredeyse... imdi çıkmalıyım sahile, elele gezen sevgilileri, çimlere uzanmış dalgaların sesini dinleyen, yıldızlara bakıp hayal kuran insanları selamlamalıyım gülümseyen bakışlarımla...
Her gecenin bir sabahı, her akşamın bir şafağı vardır. Günün yarısı karanlıksa yarısı aydınlıktır. Bir yılın tamamının kış veya yaz olduğu nerede görülmüş ki? Her doğan gün yeni bir başlangıştır. Haziran gecesi güzelliğinde bir günaydınla geldim.